Ergenlere ve Ergenlik Dönemine Yönelik Psikolojik Destek
Genel bakış
Bu çalışma tam olarak nedir?
Ergenlik dönemi kişinin fiziksel, duygusal ve sosyal açıdan önemli değişimler yaşadığı, kendilik algısının ve bağımsızlık ihtiyacının geliştiği bir dönemdir. Bu süreçte yaşanan duygusal, sosyal ve gelişimsel güçlükler hem ergenin günlük yaşamını hem de aile içindeki ilişkileri etkileyebilir. Ergenlerin yaşadıkları güçlükleri anlamalarına ve baş etme becerilerini geliştirmelerine, ebeveynlerin ise bu dönemi daha sağlıklı biçimde desteklemelerine yönelik çalışmalar yürütülmektedir.
Çocukların davranışları kadar, o davranışların ardındaki ihtiyaçları da önemlidir.
Ergenlere ve Ergenlik Dönemine Yönelik Psikolojik Destek nasıl olur?
Ergenlik döneminde güven ilişkisi ve danışanla kurulan iletişim, görüşme sürecinin önemli bir parçasıdır. Ergenin kendisini rahatça ifade edebilmesi ve görüşmelere aktif olarak katılabilmesi için güvenli ve yargılayıcı olmayan bir görüşme ortamı oluşturulmaktadır.
Ergenlere yönelik psikolojik destek görüşmeleri yaklaşık 45–60 dakika sürmektedir.
İhtiyaç duyulması halinde, özellikle sürecin başlangıcında ebeveynlerle de görüşmeler gerçekleştirilebilmektedir. Bu görüşmelerde ebeveynlerin gözlemleri, aile içindeki iletişim ve ergenin yaşadığı güçlükler birlikte değerlendirilirken, ergenin görüşmede paylaştığı özel bilgiler gizlilik ilkeleri çerçevesinde ele alınmaktadır.
Görüşmelerde Bilişsel Davranışçı yaklaşım, Kabul ve Kararlılık yaklaşımı (ACT), Mindfulness temelli yaklaşımlar ve ergenin ihtiyaçlarına uygun farklı danışmanlık tekniklerinden yararlanılabilmektedir. Gerekli görülen durumlarda psikolojik ölçme ve değerlendirme araçlarından da görüşme sürecini destekleyici şekilde yararlanılabilir.
Her ergenin gelişimsel özellikleri, yaşam deneyimleri ve ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle görüşmelerin içeriği ve kullanılan yöntemler, ergenin bireysel ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirilmektedir.
Bu başlık altında neler konuşuyoruz
Ergenlik döneminde yaşanan yoğun duyguların fark edilmesi ve düzenlenmesi her zaman kolay olmayabilir. Ani öfke, yoğun tepkiler, duyguları ifade etmekte zorlanma veya duyguları içe atma gibi durumlar görülebilir. Duyguların tanınması, ifade edilmesi ve daha işlevsel biçimde düzenlenmesi üzerine çalışılmaktadır.
Sınavlar ve akademik başarıyla ilgili beklentiler ergenlerde yoğun kaygı ve stres yaratabilir. Başarısız olma korkusu, sınav sırasında bildiklerini hatırlayamama, dikkatini toplamakta zorlanma veya sınavlardan kaçınma gibi durumlar görülebilir. Sınav kaygısının oluşmasına katkıda bulunan düşünce ve davranışlar ile kaygıyla baş etme yolları ele alınmaktadır.
Ergenlik döneminde arkadaşlık ilişkileri ve akran grubu, kişinin sosyal yaşamında önemli bir yer tutar. Arkadaş edinmekte zorlanma, dışlanmış hissetme, akran baskısı, çatışmalar veya ilişkilerde yaşanan kırgınlıklar ergenin kendilik algısını ve duygusal durumunu etkileyebilir. Akran ilişkilerinde yaşanan güçlükler ve sağlıklı iletişim becerileri ele alınmaktadır.
Ergenlik döneminde kişi kendisiyle ilgili değerlendirmelerini ve kimliğine ilişkin algısını geliştirmeye başlar. Kendini yetersiz görme, başkalarıyla kıyaslama, yoğun öz eleştiri veya dış görünüşüyle ilgili kaygılar benlik algısını etkileyebilir. Ergenin kendisini değerlendirme biçimi ve kendisiyle kurduğu ilişki üzerine çalışılmaktadır.
Ergenlik döneminde meydana gelen fiziksel, duygusal ve sosyal değişimler kişinin alıştığı yaşam düzeninde farklılıklar yaratabilir. Bedensel değişimlere, artan sorumluluklara, bağımsızlaşma sürecine veya çevresindeki değişimlere uyum sağlamakta zorlanma görülebilir. Bu değişimlerin ergen üzerindeki etkileri ve uyum sürecinde yaşanan güçlükler ele alınmaktadır.
Ergenlik döneminde bağımsızlık ihtiyacının artması, ebeveynler ve ergenler arasında iletişim sorunlarına neden olabilir. Sık tartışmalar, birbirini anlamakta zorlanma, kurallar konusunda anlaşmazlıklar veya iletişimden uzaklaşma gibi durumlar yaşanabilir. Ebeveyn-ergen ilişkisinde iletişim biçimleri, sınırlar ve karşılıklı ihtiyaçlar ele alınmaktadır.
Sosyal medya ve dijital ortamlar ergenlerin sosyal ilişkilerini, kendilerini değerlendirme biçimlerini ve günlük yaşam alışkanlıklarını etkileyebilir. Sosyal karşılaştırma, beğenilme ihtiyacı, çevrimiçi akran baskısı, ekran kullanımını kontrol etmekte zorlanma veya dijital ortamların benlik algısı üzerindeki etkileri görülebilir. Dijital ortamların ergenin psikolojik ve sosyal yaşamındaki yeri ele alınmaktadır.
Ergenlik dönemindeki fiziksel değişimler, kişinin bedeniyle ilgili düşüncelerini ve kendisini değerlendirme biçimini etkileyebilir. Bedeninden memnuniyetsizlik, görünüşle ilgili yoğun kaygılar, kilo ve beslenme üzerine aşırı düşünme veya duygusal durumlarla ilişkili yeme davranışları görülebilir. Beden algısı ve yeme davranışlarının psikolojik boyutları ele alınmaktadır.
Ergenlik döneminde kişinin duygularını tanıması, ihtiyaçlarını ifade etmesi, ilişkiler kurması ve kendi kararlarını almaya başlaması gelişimin önemli parçalarıdır. Duyguları ifade etme, problem çözme, iletişim kurma, sınır koyma ve sosyal ilişkilerde kendini ortaya koyma gibi becerilerin desteklenmesine yönelik çalışmalar yürütülmektedir.
Hangi hizmetin size uygun olduğundan emin değil misiniz?
Kısa bir ön görüşmede birlikte karar verelim.
Randevu için iletişime geçin